Darbeciler halkın düşmanlarıdır!

Eğitim İlke-Sen Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye karşı gerçekleştirilen darbeyi kınayarak, “Darbeler, halkın geleceğine karşı kurulmuş haince tuzaklardır” dedi.

Darbeciler halkın düşmanlarıdır!

Tahrir Meydanı’nda başlayan gösterilerin Hüsnü Mübarek hükümetini devirmesinden sonrasında yapılan seçimlerle işbaşına geçen Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye karşı gerçekleştirilen askeri darbeyi şiddetle kınıyoruz.

Yüzyılı aşkın bir süredir darbelerle, cuntalarla, muhtıralarla baskılanmış ve zulmedilmiş bir halk olarak, Mısır’da gerçekleşen bu silahlı müdahalenin nelere yol açabileceğinin farkındayız. Bu sebeple başta ağır bir baskı sürecinin hedefine koyulan Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve Müslüman Kardeşler yöneticileri olmak üzere, gerek darbenin muhatabı olan gerekse darbeye karşı onurlu bir meydan okuma içinde bulunan herkesle dayanışma içinde olduğumuzun bilinmesini isteriz.

Askeri, bürokratik, seçkinci ve dayatmacı anlayışların Mısır’da, Türkiye’de ve diğer ülkelerde halka çektirdikleri acılar tarihsel tecrübeyle sabittir. Tüm darbeler, işkencelerin, faili meçhullerin, gözaltında kayıpların ve infazların kitleselleştiği dönemler olmuştur.

Her cunta rejimi, halkı ezen korkunç bir devlet mekanizmasını inşa etmiştir. Bu sadece geçmişin değil günümüzün de sorunu olarak maalesef hâlâ karşımızda, komşumuzda, her yanımızda durmaktadır.

Darbeciler, her ne kadar kendilerini halkın ve düzenin kollayıcıları gibi gösterseler de, aslında her defasında yalnızca kapitalist dünya sisteminin çıkarlarına uşaklık etmişlerdir. Halkın emeğini, ekmeğini, hakkını, özgürlüğünü, geleceğini çalmışlar ve bunu yerel ve küresel rant lobilerinin talanına açmışlardır! Bu sebeple Mısır’da bir kez daha sahneye çıkan darbeci anlayışa sonuna kadar karşı çıkıyor, halkın devrimsel mücadelesinin gasp edilmesi olarak değerlendiriyoruz.

Şüphesiz Mısır’da gerçekleşen bu darbeden birçok açıdan çıkarılacak dersler bulunmaktadır. Bir süredir bölgesel boyutlu gelişmeleri dar şablonlara sığdırarak yapılan okumaların, sorunları ilke esaslı değil de konjonktürel olarak değerlendirmenin, egemenlik savaşımındaki saflaşmaların iyi niyetli çabaları nasıl manipüle edebildiğini görmezden gelmenin, muhtemel riskleri yok saymanın bedelini halkların ödediği, birçok kez acı biçimde tecrübe edilmiştir.

O halde, bizi birbirimize karşı ayrıştıran, kamplaştıran ve çıkardıkları fitnelerle çatıştırarak kendi kirli düzenlerini devam ettiren bütün vesayetçi anlayışlara karşı dayanışma içinde hareket etmemiz kaçınılmazdır. Yalnızca kendini düşünen, yalnızca kendinden olanları düşünen ve yalnızca kendisiyle birlikte olanların hakkını koruyan kim olursa olsun, herkesle birlikte kaybetmeye mahkûm olacaktır.

Acılarımız, canlarımız üzerinden büyük tuzaklar kurmaya kalkışanların niyetlerini kursağında bırakmak ise ancak kardeşlik, dayanışma ve direniş ruhunu canlı tutmakla mümkündür.

Darbeler, halkın geleceğine karşı kurulmuş haince tuzaklardır.

Mısır halkı, umut ediyoruz ki bu tuzağı boşa çıkaracak bir iradeyi ortaya koymaktan geri durmayacaktır.

Nasıl ki Mübarek yönetimi karşısında, akabinde askeri konseyin hesapları karşısında geri adım atmamıştır, aynı şekilde bu askeri müdahale karşısında da geri adım atmayacaktır.

Eğitim İlke-Sen, Mısır halkının iradesine karşı gerçekleştirilen bu müdahaleyi sonuna kadar kınamakta, cuntaya karşı direnenlerin yanında durmaktadır.

DOĞAN ÖZLÜK

EĞİTİM İLKE-SEN GENEL BAŞKANI

Darbeciler halkın düşmanlarıdır!” için bir yorum

  • 05 Temmuz 2013 tarihinde, saat 07:52
    Permalink

    Çağdaş Emevi bozuntusu ve şeref fakiri “ Suud kralı “ bir tarafına kına yaksın Mursi düşürüldü diye. Yıllardır Amerikan çanağını yalayarak neo-liberalizme abdestli kapitalizm ile destek veren, İslam’ın haysiyetini kirleterek hanedanının haysiyetsizliği ve omurgasızlığını İslam’a yükleyen, Rabıta adlı kuruluşu ile Türkiye Diyanet Vakfi dahil Qur’an meallerinin “ hukuk, siyaset ve ekonomi ayetlerini” sinirleri alınmış hale getiren, Haremeyn’i cariyelik ve çağdaş köleliklerle pisleten, sözde Ehli Sünnet mezhepçiliği yaparak Arabizm ve mezhebizm merkezli bir tefrika üreten, israfını kimseye sorgulatmayan, el kesme gibi Araplar’ın eski geleneklerini dinin esasatıymış gibi göstererek İslam’a sözde sadakatini gösteren ve halkın üzerine leş kargaları gibi çöreklenip insanların nefes almasını engelleyen bu uşaklar hanedanına selam veren ve onlara saygısını ileten herkese lanet olsun. Haremeynin üzerine konmuş bu ABD uşağı baykuşların İnşa-Allah en yakın zamanda sesleri kısılacaktır. “ Anti-kapitalist, devrimci, merhametçi, özgürlükçü ve sosyal adaletçi olup tevhid ve samediyete iman eden Qur’an İslam’ı “ bu kukla ve çirkef benzin istasyonlarının (ABD’nin istasyonlarıdır, devlet filan değil) ömrünün bitmesinde onların azraili olmaya adaydır. Yeryüzündeki tüm “ adaletsiz, eşitliksiz, özgürlüksüz, merhametsiz, vicdansız” rejimlerin yanında olan ve kendini Müslüman diye tanımlayanlar Qur’an’dan ne kadar uzak durduklarını Qur’an’ın hakemliğiyle anlayabilirler. “ Şeyhçilik, efendicilik, üstadcılık, üstazcılık, atacılık, komutancılık, babacılık, akrabacılık, Türkçülük, Kürtçülük, Arapçılık, Türk-İslamcılık…” gibi tüm putçu zihniyeti yıkacak put kırıcı İbrahimlerin ortaya çıkması yakındır. Çünkü bunaldı bu milletin (İslam milleti) afakı yeter diyen Akif’in ruhu yani gerçek Qur’an nesli olan Asım’ın nesli doğrudan doğruya Qur’an’dan beslenerek “devlet ve ideoloji beslemelerine “ karşı devrimci önder Hz. Muhammed’in idealini inşa edecektir. Risaleler, Saadet-i Ebediyeler, ilmihaller, hoca efendiler…yerine doğrudan Qur’an’dan ilham alacak nesiller tarihi sorgulayıp yargılayacak ve Qur’an’ın tevhid-adalet dünyasını inşa edeceklerdir, hem de herkes için gerekli olan tanrısal adaleti.

Yorumlar kapatıldı.